İslamiyette Kurban Geleneği
Din Kültürü

İslamiyette Kurban Geleneği

İlk İnsan ve ilk peygamber olan Hz Adem ve oğulları yer yüzünde yayılmaya devam ederken yüze yaratıcı Allah onlardan kendine bir kurban vermelerini istedi. Bu emre itaat eden Adem (a.s) ve oğulları en sevdiği şeyleri Allah’a kurban olarak adadılar. Birinin dışında adanılan kurbanların hepsi kabul olundu. Kurban olayında esas unsur, sunulan hediyeyi kabul etme durumunda olan Allah ile yakınlaşmayı, yakın olunan ilişkiyi korumayı amaç edinmesidir.

İslamiyette kurban kesme geleneği ilk yaratılan insan Adem’den beri var olan ve uygulanan bir gelenektir ve hemen hemen her dinde de mevcuttur. Hz İbrahim’in, oğlu İsmail’i Allah’a kurban etmek istemesi ve bıçağının üç kere kesmeyip gök yüzünden bir koç indirilerek onun kurban olarak kesilmesi hayvan kurban etme geleneğini getirmiştir. Bu da yine bir ölçüye dayandırılmıştır. Kurban edilecek hayvanlar belirlenmiş ve bunların kaç kişi ile kurban edileceği belirlenmiştir. Kurban edilecek hayvanların kusursuz olması da yine bir ölçüye göredir. Kurban edilecek hayvanın erkek olması istenmiş, şükür ve adak için kesilecek hayvanın ise tercihe bırakılmıştır. Anne ile yavrusunun aynı gün boğazlanmaması emredilmiştir.

İslamiyette Kurban Geleneği

İslamiyette Kurban Geleneği Farz Mıdır?

İbadetlerde bireysel ve toplum yararı ile izah edilebilir ögelerle Allah’a bağlılığı temsil eden simgesel davranışlar arasında kurban ibadeti de yer alır. Ancak İslamiyette kurban kesme geleneği mali bir ibadet olması yönüyle herkese farz kılınmamıştır. Hatta öyle ki bazı kişilere haram dahi kılınmıştır. Kurban ibadeti, kurban kesmeye gücü yetecek olan bireyler tarafından kesilmesi farz sayılan bir ibadettir.

Böylelikle kurban kesen ile kesemeyen arasında etlerin paylaşımı ile bir yakınlaşma ve kardeşlik bilinci ortaya çıkar. Zira Hz Peygamber’in eşi Hatice kurban etlerinin hepsini sağıtıp sadece kurbanın ön bacağından birini kendileri için ayırınca peygamber efendimiz eşine hitaben “ya Hatice desene ön kolu dışından bütün kısmı bizim oldu.” sözüyle de paylaşmanın öneminden bahsetmiştir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: İslamiyette Üç Aylar

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir