Din Kültürü

Fetanet Nedir?

Peygamberler, Allah’ın kulları arasından geçtiği, dini tebliğ için görevlendirdiği elçileridir. Peygamber sıfatına nail olmuş kullar, diğer insanlardan daha üstün özelliklere sahip, daha hidayetli, insani noksanlıklardan uzak insanlardır. Peygamberlerin kendisine özgü 5 sıfatı bulunmaktadır. Bu sıfatlar; sıdk, fetanet, emanet, tebliğ ve ismettir.

Tüm insanlar için takdire şayan olan bütün iyi ve yüksek vasıflar peygamberlerde bulunmaktadır. Peygamberler, nebilik ve resullük şanına yaraşmayacak her türlü halden uzak bulunmuşlardır.

Fetanet, sade bir akıl, düz mantık değildir. Dehanın üstünde bir idrak seviyesi gerekir. Kalbe bağlı olan aklın, basiretinin ve firasetinin göstergesidir.

Peygamberlerin fetanet özellikleri de onların diğer insanlardan daha üstün zeka ve hızlı kavrayış gücüne sahip olmaları anlamına gelmektedir. Onlar insanlar arasındaki en zeki, en akıllı kimselerdir. Eğer bu kadar zeki olmasalardı, Allah tarafından gönderilen mucizeleri, emirleri ve gerekçelerini anlayamaz ve tüm insanlığa aktarmakta zorluk çekerlerdi. Ümmete karşı Allah’ın delillerini ortaya koymaya kadir olacak seviyede zekaya her insan sahip olamaz, bu delilleri ortaya koymaya muktedir olanlar sadece bu özelliğe sahip olan peygamberler olacaktır.

Fetanetli Olmak

Peygamberler en anlaşılması zor ve karmaşık konuları bile sükunet içinde suhuletle çözerler. Konuları ümmete anlatırken, öyle bir dil kullanırlar ki karşılarında onu anlamayan hiçbir yaştan ve hiçbir zeka düzeyinden kimse kalmaz. Kişinin idrak seviyesi ne düzeyde olursa olsun, peygamberler bu kişiye ulaşmakta zorluk çekmezler.

Fetanet sıfatı, her peygambere farklı farklı derecelerde nüfuz etmiştir. Hz. Muhammed(s.a.v.) ise hayatı boyunca fetanet sıfatına erenlerden olmuştur. Peygamber olmadan önceki yaşamında bile Mekke kabileleri arasındaki sorunları kolaylıkla çözmüş, hakemlik yapmıştır. Aynı şekilde peygamber olduktan sonra da düzenlediği antlaşmalarla, savaşlarda gösterdiği harikulade taktikler ve şaşmaz adaleti ile bu sıfatın en güzel halini bizlere göstermiştir.

Müslüman olan bir insan da hayatı boyunca peygamberinden gördüğü, dininin emrettiği üzere yaşamalı ve bu sıfatı kendisinin taşıyabileceği seviyede yaşatmalıdır. Akıl nimetinden yararlanıp, bu aklı hayatında kullanan kimse nerede nasıl duracağını, nasıl konuşacağını, nerede ne zaman nasıl davranacağını çok iyi bilir. Ve hayatı boyunca Allah’a layık bir kul, peygamberine layık bir ümmet olmak için çabalar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir